haya(l)_et
• 30/9/2006 - KaBaĞıN SaHiBi VaR!..
Vaktiyle Kalenderîyye yoluna mensup bir derviş, nefsle mücahede makamının sonuna gelir. Meşrebin usulünce bundan sonraki makam Kalenderîlik makamıdır. Yani her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan vazgeçecektir. Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir... Saç, sakal, bıyık, kaş… ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır. - Vur usturayı berber efendi, der. Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar. Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak - Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer. Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş. Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuştur. Ses çıkaramaz. Kabadayı koltuğa oturur, berber traşa başlar. Fakat küstah kabadayı tıraş esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder: “Kabak aşağı, kabak yukarı…” Nihayet traş biter, kabadayı dükkandan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Ölmüştür. Görenler çığlığı basar. Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar: - Biraz ağır olmadı mı derviş efendi? Derviş mahzun, düşünceli cevap verir: - Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki kabağın bir sahibi var. O gücenmiş olmalı!..
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 23/9/2006 - HER GECE 5 ŞEYİ YAPMADAN YATMA
PEYGAMBERİMİZ (s.a.v) ALİ h.z ŞÖYLE DEDİ:-
YA ALİ BEŞ ŞEYİ YAPMADAN YATMA:
1-KUR'ANIN HEPSİNİ OKUMADAN YATMA. 2-DÖRT BİN DİRHEM SADAKA VERMEDEN YATMA. 3-KABEYİ ZİYARET ETMEDEN YATMA. 4-CENNETTE YERİNİZ HAZIRLAMADAN YATMA. 5-KÜS OLDUĞUN BİRİYLE BARIŞMADAN YATMA. ALİ radıyallahu anhu bu nasıl olur ya resulALLAH dedi.?
PEYGAMBERİMİZ(s.a.v) ŞÖYLE BUYURDU:
BİLMİYORMUSUNKİ:
1- (3 kere) İHLAS SÜRESİ KUR'ANIN HEPSİNE EŞİTTİR. 2-(4 kere) FATİHA SÜRESİ 4 BİN DİRHEME EŞİTTİR. 3- (10 kere) LAİLAHE İLLALLAHU VAHDEHU LA ŞERİKELE LEHÜ EL'MÜLKÜ VE LEHÜ EL'HAMDÜ YUHYİ VE YÜMİTU VE HÜVE ALA KÜLLİ ŞEY'İN KADİYR demende kabeyi ziyarete eşittir 4-(10 kere) LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAHİ EL ALİY EL AZİYM demen cennette yerini hazırlamana vesiledir. 5- (10 kere) ESTAĞFURULLAHİ EL AZİYM ELLEZİ LAİLAHE İLLA HU EL HAY EL KAYYUM VE ETUBU İLEYHİ demen dargın ve husumetli olduğun insanlarla barışmış derecesinde ecre vesiledir. RABBİM BİZLERİ CENNETİNE DAHİL EYLESİN AMİN
(alıntıdır.)
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 1/8/2006 - GERÇEK SEVGİNİN BEDELİ...
Küçük oğlu annesine geldi ve ona kağıdı uzattı. Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı;
Çimleri biçtiğim için 5 dolar
Odamı temizlediğim için 1 dolar
Alışverişe gittiğim için 50 sent
Küçük kardeşime baktığım için 25 sent
Çöpü attığım için 1 dolar
İyi bir karne getirdiğim için 5 dolar
Bahçeyi temizlediğim için 2 dolar
Toplam borç 14 dolar, 75 sent
Anne, umutla kendisine bakan oğlunun elinden kağıdı aldı ve kağıdın arka yüzüne şunları yazdı;
Seni 9 ay karnımda taşıdım BEDAVA
Hasta olduğunda başında bekledim, elimden geleni yaptım, senin için dua ettim BEDAVA
Yıllar boyu değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm BEDAVA
Senin için geceler kaygı duyup, uykusuz kaldım BEDAVA
Oyuncaklarını topladım, yemeğini hazırladım giysilerini yıkadım, ütüledim
BEDAVA YAVRUM
ve bunların hepsini topladığın zaman gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün, bedavadır çünkü...
Oğul annenin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu.
Annesine baktı, "Anneciğim seni seviyorum" dedi ve kalemi alarak bu kağıda
"HEPSİ ÖDENMİŞTİR" yazdı.... |
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 24/7/2006 - MUTLUMUSUN ACABA....OKUDA GÖR... ::
EĞER SEN DE, ALLAH\'A İNANARAK;
* Hayatın güçlüklerine katlanabilecek kadar İNANÇ,
* Geleceğin daha iyi olacağına inanacak kadar ÜMİT,
* Doğru bildiklerin için mücadele edebilecek kadar CESARET,
* Topluma, ailene, İslam\'a faydalı olabilecek kadar SAĞLIK,
* İhtiyaçlarına yetebilecek, zekâtını verebilecek kadar PARA,
* Başkalarının daima iyi yönlerini görebilecek GÖZ,
* Çevrenizdeki insanlara yardım eli uzatacak kadar CÖMERT,
* İnsanlardan karşılık beklemeden yapabileceğin İYİLİK,
* Hayatın zorluklarına karşı hayatı ve insanları kuşatacak SEVGİ,
* Yastık kadar yumuşak ve rahat bir VİCDAN,
* Dili, belini, kalbini, keseni ve gözünü haramdan saklayabilecek İRADE,
* Gördüklerinin, duyduklarının düzelmesini bekleyebilecek kadar SABIR,
* Günahlarını, noksanlarını itiraf edebilecek kadar FAZİLET,
* En kötü halinde bile Allah\' dan razı olabilecek kadar ŞÜKÜR varsa,
SEN MUTLUSUN... |
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 24/7/2006 - seccadenin feryadı...
>>.Gün ışımamış sabah yakındır… >> >>Yorgunluğun verdiği ağırlıkla hemen uykuya dalmıştı.Bir iniltiyle >>uyandı adam.Etraf halen karanlıktı. İniltiyi rüya gördüğüne yordu. >>Dudakları susuzluktan çatlıyordu, öyle susamıştı. Işıkları yakmadan >>mutfağa gidip suyunu içti ve yatağına döndü. Tam uyumak üzereyken, >>aynı inleme sesi tekrar kulaklarını tırmalamaya başladı.Sesin >>geldiği yöne doğruldu. O an rüyada olduğuna iyice emin oldu. Çünkü >>duyduğu sesin sahibi evin tek seccadesiydi. >> >>Adam şaşırdı ve korkulu bir sesle >>-İnleyen sen miydin? >>-Evet dedi seccade >>-Niçin ağlıyorsun? >> >>Seccade yine içe işleyen bir sesle: >>- Seni uykundan uyandıran susuzluğunu, doyuncaya kadar, su içerek >>giderdin. Oysa benim susuzluğumu giderecek kimsem yok! >>- Nasıl susarsın, sen canlı bile değilsin dedi adam. >> >>Seccade: >>- Benim ihtiyacımda bir nevi sudur ama içtiğin değil. Benim >>susuzluğumu ancak tövbekar kulların gözyaşları giderir. >>- Anlamadım dedi adam meraklı gözlerle seccadeye >>- Ağlarım çünkü Allah’ın kulları; kabrinin aydınlığa ulaşmasını, >>karanlıklarda kalmamayı, o kutlu günde aydın olmayı isterler. >>İsterler de bu vakitte kalkıp iki rekat teheccüt namazı kılmazlar. >>Hep bakarım sana, bir günde kalkıp şükür için iki rekat namaz >>kılmazsın. >>-Beni rahat bırak deyip döndü adam. >> >>Seccade devam etti. >>- Ey Allah’ın kulu; bak işte sabah namazının vakti geldi. Ezanlar; >>namaz uykudan hayırlıdır diye sesleniyor. Ah sabah namazı , ah bu >>sabah namazı ! Namazlar arasında müstesnadır.gece gündüz dünya için >>koşuşturduğun , Aziz ve Kahhar olan Allah’ın çağrısına neden icabet >>etmezsin!!! >> >>Adam iyice sıkılarak: >>-Ey seccadem, beni rahat bırak . Gündüz yeterince yoruluyorum, >>biraz daha uyuyayım deyip yatağın sıcaklığına bıraktı kendini. >>- Seccade yılmadan adamı uyarmaya ve uyutmamaya uğraşıyordu. >>- Demek ki sen dünyaya ahretten daha çok önem veriyorsun. >> >>Adam iyice öfkelendi: >>-Yeter artık lütfen konuşma diye bağırdı. >> >>Seccade bu çıkışın karşısında önce sustu. Daha sonra sesini iyice >>alçaltarak ; >>Ah o fecir vaktindeki adamlar, ah o fecir vaktindeki adamlar dedi. >>Sen O nurlu Peygamberin bu vakit için neler söylediğini bilmez >>misin. “Her kim ki güneş doğmadan ve batmadan evvel namazlarını eda >>ederse ateşe girmeyecek”, “ Ve yine O güzel insan “Kim şu iki >>namazı (sabah - ikindi veya sabah - yatsı) kılarsa cennete gider.” >>Ve nihayet “Münafıklara en ağır gelen namaz sabah ve yatsı >>namazıdır. Onlar ki o iki namazdaki ecri bilselerdi sürüne sürüne >>giderlerdi…” >>Bunun üzerine adam yatağından doğrulup; >> >>Haklısın sabah namazı gerçekten önemli dedi.. >> >>Seccade: >>-Öyleyse kalk ve namaz kıl dedi. >>-Yarın inşAllah , mutlaka kalkacağım ama bugün çok yorgunum dedi >>adam. >> >>Bu andan sonra adamda tek kelime duyulmadı. Seccade de bir süre >>sessiz kaldı. Adam uykuya devam etti. >> >>Ama heyhat! Adam ömründeki en uzun uykuyu dalmıştı bile. Seccadenin >>son sözlerini duyamadı. O an seccade adamın öldüğünü anlayınca >>kısık bir sesle şunları söylüyordu.
>>-Ey tövbesini yarına erteleyen, bilir misin yarına çıkabileceğini >>!!! >>Ölüm pusuda hep, biz dünya için günah işlerken. Süresi de kısıtlı. >>Gün gelip çatar, farkında olmadan. |
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
|